Bir ülkede yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığı üretim, hizmet, ithalat ve ihracatı da kapsayan faaliyete ekonomi denir. Ve bu faaliyetlerin dünya ekonomisiyle karşılaştırıldığında gerilemesi ya da durulma yaşamasıyla birlikte ekonomik kriz meydana gelmektedir. Genel de ekonomik krizler dönemsel olarak meydana gelmektedir.

Ekonomik Krizin Türkiye’ye Etkileri

Siyasi hayat ile gerçek hayat bazen birbirine örtüşmemektedir. Ekonomik krizin çeşitli nedenleri vardır. Bunlar enflasyon, siyasi istikrarsızlık, terör, yabancı yatırımcının güvensizliği gibi etkenler. Ekonomik kriz halka yansıdığı zaman çeşitli sorunlar baş göstermektedir.

Yoksul olan halk Türk Lirası’nın değerinin düşmesiyle beraber daha da yoksullaşma içine girmektedir. Ülkenin zengin kısmı ise yaşanan bu ekonomik dalgalanmaları fırsat bilerek parasını döviz üzerinden değerlendirmektedir. Bu yüzden aradaki farkın giderek açılmasına neden olmaktadır.

1970’de yaşanan petrol şokuyla ülke 1980’de 24 Ocak Kararları’nı almıştır. Ekonomik kriz bazı olağandışı nedenlerle de ortaya çıkmaktadır. Nitekim 17 ağustos ve 12 Kasım 1999 da yaşanan depremler sonrasında 2000 ve 2001 krizleri meydana gelmiştir.

Krizler sonrasında büyük çaplı iş kayıpları ortaya çıkar. İşçilerin maaşlarını ödeyemeyen işveren mecburen işçiyi çıkarmak zorunda kalmaktadır. Artan enflasyonla birlikte de alım gücü düşen halk zor duruma düşmektedir. Artan dövizin etkisiyle ve artan vergiler halkı daha ucuz gıdalara yöneltmektedir.

Ayrıca eğitim, sağlık, tarım alanında da halkın tasarrufa gitmesiyle krizin etkileri daha geniş alanlara ulaşmaktadır. Ortaya çıkan parasızlık nedeniyle gelen faturalarını da ödeyemeyen halk doğalgaz, elektrik, su gibi ihtiyaçları kesilerek günlük işlerini bile aksatır hale gelirler.

Bununla başa çıkamayan halk ve yaşanan toplumsal baskı nedeniyle intihara bile giden olaylar yaşanmaktadır.



1- 1929 Ekonomik Krizi

Bu kriz dünyada önemli yansımaları olan bir olaydır. 1. Dünya Savaşı sonrası önemli ölçüde altın biriktiren ABD, parasını toprağa ve evalımına yatırmıştı. Fakat düşen toprak fiyatlarıyla birlikte buradan gelen sermaye New York borsasına gitmişti.

Hisse senetlerinin de hızla yükselmesiyle ABD 1929’da faizleri iki katına çıkardı. Bu seferde hisse senetleri satılmaya başlayınca New York borsası çöktü, bu çöküş diğer ülkelere de yansıdı. ABD bu süreç içinde başka devletlere verdiği kredileri geri alamaması ve para basmak yerine altın üzerinden işlem yapması bu krizi devam ettirdi.

a-Türkiye’ye Etkileri

Türkiye ithalata kısıtlamalar getirirken döviz üzerinde de denetim kurmaya çalışıyordu. Yerli tüketim teşviki ve dışa bağımlı olmayı azaltmak için Yerli Malı Haftası ilan edildi. Atatürk’ün desteğiyle Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu.

Türkiye ihracatını tarım üzerinden yaptığı için Türkiye’nin gelirlerinde büyük oranda azalma oldu. Köyde yaşayan halk ürettiği malı satamadı. Türkiye ise “karma ekonomi” modeliyle devletin piyasaya müdahale hakkı tanındı. Türkiye’de tarımsal ekonomi politikasından çıkarak sanayileşme yolunda adımlar attı.

2- Türkiye 2001 Krizi

Türkiye cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile başbakan Bülent Ecevit’in MGK toplantısı sonrasında yaptığı tartışma siyasi bir krizi ekonomik bir kriz haline getirdi. Yaşanan 1994 Krizi, 1998 krizi ve 1999 yaşanan iki deprem ülkede çıkacak olan krizin öncüleriydi. Faizler yüzde 7500’e çıkarak borsa ise yüzde 15 değer kaybederek ülkeden döviz çıkışı hızlandı.

Yatırımcıların güvensizlik yaşaması nedeniyle iç sermaye dışa kaydı. Büyük açıklar yaşanan krizde bankalar büyük kayıplar yaşayarak geniş ölçekli şirketlerin batmasıyla sonuçlandı. Bunun etkisiyle beraber milyonlarca kişi işsiz kaldı. Herkesin bildiği Bülent Ecevit’e yazar kasa fırlatma olayı da bu yüzden olmuştur.

Kriz günü 685 bin TL olan dolar 920 bin TL oldu. Ekonominin başına gelen Kemal Derviş bir dizi uygulamalarla piyasaları rahatlattı. Turizm arttı ve cari açık azaldı. Kriz sonrası düzelen ekonominin başına AKP geçerek olumlu siyaseti devam ettirdi.



EKONOMİK KRİZİN BELİRTİLERİ

Krizler piyasanın, üreticinin ve firmaların ekonomik sisteme kaybettiği güven sonucu oluşur. Devamında ise talepler azalır. Yani insanlar alım yapmak yerine tasarruf yapmayı seçer.

Şirketler alım yapmayı keserek piyasa kısır döngü içine girer. Üretici, üretim yapamayınca da işsiz insanlar artar. En belirgin özellik de faiz artırımıdır. Böylece Türk Lirası cazip hale getirilmeye çalışılarak ülkeye yabancı para sokulması amaçlanır.

Bir diğer belirtide enflasyonun yükselmesidir. Enflasyon yükselince 100 TL’ye alınan bir mal yüzde 10 enflasyon sebebiyle 110 TL olmaktadır. Yani düzenli olarak alınan gelirle alınan malın giderek azalması, fiyatların ise giderek artmasıdır.

Yapılan bazı politikalarla etkisi azaltılmaya çalışılır. Sadece politikalara bağlı kalmayan krizler belli başlı doğal afetlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Dışa açılan ekonomi, hızla büyüme, bankacılık sistemlerinin yetersiz olması, beklentilerle hareket eden bir ekonomi modeli sıkıntıları da beraberinde getirir.



EKONOMİK KRİZİ ÖNLEMENİN YOLLARI

Öncelikle ekonomide güven ve istikrarın sağlanması için adımlar atılması gerekmektedir. Mali düzeni sağlayacak düzenlemeler, gelir giderlerin tespit edilmesi, bütçedeki gereksiz harcamaların kısılması ve dış borçlanmaların önüne geçilmesi krizi önlemenin yollarından bazılarıdır.

Gerçekleşebilir kriz senaryoları, erken uyarı sistemleriyle kriz engellenemiyorsa bile etkileri en aza indirilmelidir. Denetim mekanizmalarını uygulamaya sokarak ekonomik düzene olan güveni yeniden sağlamak amaçlanmalıdır.

2018 Türkiye Krizi Olacak Mı?

Giderek artan dövizler akıllara “2018 Türkiye krizi olacak mı?” sorusunu oluşturuyor. Geçtiğimiz günlerde yüzde 15 oranında artan Dolar ve Euro ile birlikte ekmeğe gelen yüzde 25’lik zam halkı tedirgin etmekte. Bununla birlikte şirket iflasları da gündeme gelmekte bunun bir diğer sonucu ise işten çıkarılmalar olacaktır.

Krizin belirtilerinden olan cari açığı dengeleme çabaları bunu kanıtlarındandır. Kredi taksitlendirmelerinde ve elektronik eşya satın alımlarındaki taksitlendirme sayısı 3’e düştü. Artan dövizle beraber beyaz eşya ve cep telefonu fiyatları da ciddi oranda arttı.

Şu an için bir şey söylemek zor. Önümüzdeki günlerde hükümetin vereceği kararlar neticesinde kesinleşecek olan kriz var mı yok mu sorusu, umarız kriz olmaması yönünde olur. Allah ülkemizin ve halkımızın yardımcısı olsun…